İşte yerli Frank Sinatra !

İşte yerli Frank Sinatra !

Amerika'da ona 'Yeni Frank Sinatra' diyorlar. Ancak Türkler Simavi'yi tanımıyor İZLE

16 Nisan 2011, Cumartesi - 10:41
HİT: 12(0)







Amerika'da ona 'Yeni Frank Sinatra' diyorlar. Ancak Türk müzikseverler Simavi'yi çok fazla tanımıyor. O yıllardır hasretini çektiği Türkiye'ye daha sık gelmek istiyor. "Memories of You" albümü bu arzusu için güzel bir vesile oldu. Bundan sonra onu daha sık görebileceğiz.

Simavi, Türk müzikseverlerin ismini son günlerde sıkça duymaya başladığı bir sanatçı. Asıl adı Simavi Uluç. 12 yaşından beri yaşadığı Amerika'da 'Yeni Frank Sinatra' olarak biliniyor. Bu öylesine bir yakıştırma değil. Gerçekten farklı bir ses rengi var. Sanatçının Frank Sinatra şarkıları başta olmak üzere, dünyaca ünlü romantik caz şarkılarını yorumladığı "Memories of You" albümü nihayet Türkiye'de de yayımlandı. Sanatçı albümün tanıtım konseri için Türkiye'deydi. İKSV Salon'da verdiği konser öncesi Simavi ile buluştuk. Sempatik tavırları ve güler yüzüyle etrafına enerji veren sanatçı ile müziğini ve yeni albümünü konuştuk.

Onun da müziğe başlama hikâyesi çoğu sanatçınınkine benziyor. Müziğin çok sevildiği bir ailede büyümüş. Gazeteci babası Doğan Uluç ve annesi müzikle yakından ilgili. Evde en çok dinlenen sanatçılar ise; Frank Sinatra, Nat King Cole, Tony Bennet ve Dean Martin. Ama o küçükken bu şarkıları sevmediğini söylüyor tebessüm ederek. "Genelde Rock'n Roll dinlerdim. Beattles ve Rolling Stones en beğendiklerimdi. Yaşım ilerledikçe ailemin dinlediği şarkıları sevmeye başladım. Onların beğendiği müzik benim sevdiğim müzik haline geldi. Sonrasında ise bu şarkılar tutkum oldu."

Herhangi bir müzik eğitimi almamış Simavi. Küçükken kendi kendine piyano çalmaya başlamış. Üniversitedeyken çevresindekiler çok iyi şarkı söylediğini ve kendini bu yönde geliştirmesi gerektiği konusunda ısrar etmiş. Üniversite bittikten sonra piyano çalmayı bırakıp şarkı söylemeye yoğunlaşmış. Küçüklükten beri kulağının aşina olduğu şarkılar o zaman ona daha yakın gelmiş.
Seni seviyorum Sinatra diye bağırdım

İlk konserini uzun yıllar önce vermiş Simavi. Konserini dinleyen New York Observer'ın yazarı ertesi gün gazetede onu 'Yeni Frank Sinatra' olarak lanse etmiş. Ondan sonra bu şekilde anılmaya başlamış. Frank Sinatra ile ilginç bir karşılaşma hikâyesi var sanatçının: "Peşine düşmüştüm hatta ona yazdığım mektubu Las Vegas'ta konserini izledikten sonra sahneye çıkıp vermek istemiştim ama güvenlik görevlileri beni engellemişlerdi. Ama ben onunla tanışmayı kafama takmıştım. Carnegie Hall'de sahneye çıktığı dönemde, öğle saatlerinde provalara gidiyordu. Ben de provaları kaçırmıyordum. Bir gün kulise giderken arkasından 'seni seviyorum' diye bağırdım. Normalde kimseyi dinlemez girerdi. Ama benim seslenmem Sinatra'nın hoşuna gitti ve kulis kapısında tanıştık. Elimde Sinatra'ya ait bir biyografi kitabı vardı. Kulis önünde hem tanıştım, hem de imzasını aldım. Benim için büyüleyici bir andı. Ona şarkı söylemek de istedim ama çok fazla vakti yoktu. O yüzden içimde hep bir ukde kaldı. Keşke Sinatra'ya şarkı söyleyebilseydim."

Yeni Frank Sinatra olarak adlandırılmanın kendisine ekstra bir sorumluluk yüklediğini söylemeden geçemiyor Simavi. Bu beklentiyi karşılamak için her zaman çok çalışıyor. Her zaman en iyisini yapmak zorunda olduğunun bilincinde. Zaten yaşadığı ülkede müzik piyasasında var olabilmenin çok çalışmaktan geçtiğini söylüyor: "Amerika çok büyük bir ülke. Birçok müzik türü icra ediliyor. Böyle bir ülkede müzikle uğraşıyorsanız işiniz zor demektir. Zor da olsa dinleyicimi oluşturmayı başardım. Uzun yıllardır New York'ta sahneye çıkıyorum. Son bir yıldır Miami'de sahnedeyim. Konserler de veriyorum."

Caz Festivali'nin açılışını yapacak

Türkiye ve Türk müzikseverler onu yeni tanımaya başlıyor. Ancak onun ülkemizde uzun yıllar önce bir müzik deneyimi olmuş. 1985 yılında Altın Kelebek Yarışması'nda sahneye çıkmış. Türkiye'deki bazı ünlü şarkıcıları ilk kez orada görmüş. Ayrıca o gece Dalida da şarkı söylemiş. "Büyük bir Dalida hayranıydım ve sahne öncesi kuliste tanışmıştık. İntihar ettiğini duyunca çok üzüldüm." Bundan sonra uzun yıllar boyunca Türkiye'de konser vermek istemiş ama olmamış. Son 10 yıldır da albüm üzerinde yoğunlaşmış. Sanatçı, "Ama artık albümüm yayınlandı. Bundan sonra sık sık Türk müzikseverlerle buluşmaya çalışacağım. 10 Haziran'da Gaziantep'te bir festivale katılacağım. 30 Haziran'da İstanbul Caz Festivali'nin açılışında sahneye çıkacağım. 23 Aralık'ta Antalya'da bir konserim olacak. Şimdilik belli olanlar bunlar ama görüşmelerim devam ediyor. Albüm hakkında çok güzel geri dönüşler alıyorum. Sanırım bundan sonra yılın yarısını Türkiye'de geçireceğim." diyor.
Albümü hazırlamam 9 yıl sürdü

Bu albümde seçtiğim tarzın orijinallerine bakıldığında hep büyük orkestralarla söylenen şarkılar olduğunu görürsünüz. Dean Martin, Frank Sinatra, Nat King Cole gibi efsane isimlerin şarkılarına kocaman orkestralar eşlik etmiş. Ben de bunun için büyük bir orkestra kurmak istedim. Bu yüzden bir hayli zaman aldı. Yaklaşık 9 yıldır albüm üzerinde çalışıyorum. Albümüm Amerika'da piyasaya çıkalı 2 yıl oldu ve nihayet ülkemde de piyasaya çıkmış oluyor. Küçük bir grupla bu şarkıları kaydetseydim karşınıza çok daha çabuk çıkabilirdim. Albümde 23 şarkı var. Ben bu albümde özellikle Sinatra'nın ve Tonny Bennet'in çok bilinen şarkıları yerine daha az bilinen şarkılarını seslendirdim. Çünkü ben My Way'i ya da New York New York gibi şarkıları Sinatra'dan daha güzel söylesem bile insanlar 'Neden Simavi'den dinleyeyim gider Sinatra'dan dinlerim.' der. Çünkü bu şarkılar o isimlerle özdeşleşmiş. Onun için bu şarkıları yorumlamadım. Ama albümüme seçtiğim şarkılar en az o şarkılar kadar güzel. Bu şarkılar hit şarkıların arkasında kaybolan şarkılar

Amerika'da ona 'Yeni Frank Sinatra' diyorlar. Ancak Türk müzikseverler Simavi'yi çok fazla tanımıyor. O yıllardır hasretini çektiği Türkiye'ye daha sık gelmek istiyor. "Memories of You" albümü bu arzusu için güzel bir vesile oldu. Bundan sonra onu daha sık görebileceğiz.

Simavi, Türk müzikseverlerin ismini son günlerde sıkça duymaya başladığı bir sanatçı. Asıl adı Simavi Uluç. 12 yaşından beri yaşadığı Amerika'da 'Yeni Frank Sinatra' olarak biliniyor. Bu öylesine bir yakıştırma değil. Gerçekten farklı bir ses rengi var. Sanatçının Frank Sinatra şarkıları başta olmak üzere, dünyaca ünlü romantik caz şarkılarını yorumladığı "Memories of You" albümü nihayet Türkiye'de de yayımlandı. Sanatçı albümün tanıtım konseri için Türkiye'deydi. İKSV Salon'da verdiği konser öncesi Simavi ile buluştuk. Sempatik tavırları ve güler yüzüyle etrafına enerji veren sanatçı ile müziğini ve yeni albümünü konuştuk.

Onun da müziğe başlama hikâyesi çoğu sanatçınınkine benziyor. Müziğin çok sevildiği bir ailede büyümüş. Gazeteci babası Doğan Uluç ve annesi müzikle yakından ilgili. Evde en çok dinlenen sanatçılar ise; Frank Sinatra, Nat King Cole, Tony Bennet ve Dean Martin. Ama o küçükken bu şarkıları sevmediğini söylüyor tebessüm ederek. "Genelde Rock'n Roll dinlerdim. Beattles ve Rolling Stones en beğendiklerimdi. Yaşım ilerledikçe ailemin dinlediği şarkıları sevmeye başladım. Onların beğendiği müzik benim sevdiğim müzik haline geldi. Sonrasında ise bu şarkılar tutkum oldu."

Herhangi bir müzik eğitimi almamış Simavi. Küçükken kendi kendine piyano çalmaya başlamış. Üniversitedeyken çevresindekiler çok iyi şarkı söylediğini ve kendini bu yönde geliştirmesi gerektiği konusunda ısrar etmiş. Üniversite bittikten sonra piyano çalmayı bırakıp şarkı söylemeye yoğunlaşmış. Küçüklükten beri kulağının aşina olduğu şarkılar o zaman ona daha yakın gelmiş.

Seni seviyorum Sinatra diye bağırdım

İlk konserini uzun yıllar önce vermiş Simavi. Konserini dinleyen New York Observer'ın yazarı ertesi gün gazetede onu 'Yeni Frank Sinatra' olarak lanse etmiş. Ondan sonra bu şekilde anılmaya başlamış. Frank Sinatra ile ilginç bir karşılaşma hikâyesi var sanatçının: "Peşine düşmüştüm hatta ona yazdığım mektubu Las Vegas'ta konserini izledikten sonra sahneye çıkıp vermek istemiştim ama güvenlik görevlileri beni engellemişlerdi. Ama ben onunla tanışmayı kafama takmıştım. Carnegie Hall'de sahneye çıktığı dönemde, öğle saatlerinde provalara gidiyordu. Ben de provaları kaçırmıyordum. Bir gün kulise giderken arkasından 'seni seviyorum' diye bağırdım. Normalde kimseyi dinlemez girerdi. Ama benim seslenmem Sinatra'nın hoşuna gitti ve kulis kapısında tanıştık. Elimde Sinatra'ya ait bir biyografi kitabı vardı. Kulis önünde hem tanıştım, hem de imzasını aldım. Benim için büyüleyici bir andı. Ona şarkı söylemek de istedim ama çok fazla vakti yoktu. O yüzden içimde hep bir ukde kaldı. Keşke Sinatra'ya şarkı söyleyebilseydim."

Yeni Frank Sinatra olarak adlandırılmanın kendisine ekstra bir sorumluluk yüklediğini söylemeden geçemiyor Simavi. Bu beklentiyi karşılamak için her zaman çok çalışıyor. Her zaman en iyisini yapmak zorunda olduğunun bilincinde. Zaten yaşadığı ülkede müzik piyasasında var olabilmenin çok çalışmaktan geçtiğini söylüyor: "Amerika çok büyük bir ülke. Birçok müzik türü icra ediliyor. Böyle bir ülkede müzikle uğraşıyorsanız işiniz zor demektir. Zor da olsa dinleyicimi oluşturmayı başardım. Uzun yıllardır New York'ta sahneye çıkıyorum. Son bir yıldır Miami'de sahnedeyim. Konserler de veriyorum."

Caz Festivali'nin açılışını yapacak

Türkiye ve Türk müzikseverler onu yeni tanımaya başlıyor. Ancak onun ülkemizde uzun yıllar önce bir müzik deneyimi olmuş. 1985 yılında Altın Kelebek Yarışması'nda sahneye çıkmış. Türkiye'deki bazı ünlü şarkıcıları ilk kez orada görmüş. Ayrıca o gece Dalida da şarkı söylemiş. "Büyük bir Dalida hayranıydım ve sahne öncesi kuliste tanışmıştık. İntihar ettiğini duyunca çok üzüldüm." Bundan sonra uzun yıllar boyunca Türkiye'de konser vermek istemiş ama olmamış. Son 10 yıldır da albüm üzerinde yoğunlaşmış. Sanatçı, "Ama artık albümüm yayınlandı. Bundan sonra sık sık Türk müzikseverlerle buluşmaya çalışacağım. 10 Haziran'da Gaziantep'te bir festivale katılacağım. 30 Haziran'da İstanbul Caz Festivali'nin açılışında sahneye çıkacağım. 23 Aralık'ta Antalya'da bir konserim olacak. Şimdilik belli olanlar bunlar ama görüşmelerim devam ediyor. Albüm hakkında çok güzel geri dönüşler alıyorum. Sanırım bundan sonra yılın yarısını Türkiye'de geçireceğim." diyor. a.pektas@zaman.com.tr

***

Albümü hazırlamam 9 yıl sürdü

Bu albümde seçtiğim tarzın orijinallerine bakıldığında hep büyük orkestralarla söylenen şarkılar olduğunu görürsünüz. Dean Martin, Frank Sinatra, Nat King Cole gibi efsane isimlerin şarkılarına kocaman orkestralar eşlik etmiş. Ben de bunun için büyük bir orkestra kurmak istedim. Bu yüzden bir hayli zaman aldı. Yaklaşık 9 yıldır albüm üzerinde çalışıyorum. Albümüm Amerika'da piyasaya çıkalı 2 yıl oldu ve nihayet ülkemde de piyasaya çıkmış oluyor. Küçük bir grupla bu şarkıları kaydetseydim karşınıza çok daha çabuk çıkabilirdim. Albümde 23 şarkı var. Ben bu albümde özellikle Sinatra'nın ve Tonny Bennet'in çok bilinen şarkıları yerine daha az bilinen şarkılarını seslendirdim. Çünkü ben My Way'i ya da New York New York gibi şarkıları Sinatra'dan daha güzel söylesem bile insanlar 'Neden Simavi'den dinleyeyim gider Sinatra'dan dinlerim.' der. Çünkü bu şarkılar o isimlerle özdeşleşmiş. Onun için bu şarkıları yorumlamadım. Ama albümüme seçtiğim şarkılar en az o şarkılar kadar güzel. Bu şarkılar hit şarkıların arkasında kaybolan şarkılar

Kaynak: habervakti.com

  • ANKET
  • HAVA DURUMU

  • YAZARLAR
Ajanslar