Yeşilay

Yeşilay

Yeşilay Genel Başkanı Avukat Muharrem Balcı, projelerini Dünya Bülteni'ne anlattı.

24 Aralık 2010, Cuma - 20:36
HİT: 112(0)







Ömer Faruk Akari / Dünya Bülteni

Yeşilay Genel Başkanı Avukat Muharrem Balcı projelerini ve Türkiye’deki bağımlılık konusundaki durumunu Dünya Bülteni’ne anlattı:

Muharrem Balcı Kimdir? Kısaca tanıtır mısınız?
Meslekte 32. yılını doldurmuş bir Avukat. Türkiye Yeşilay Cemiyetinin iki aylık genel başkanı. Kitapları, Araştırma raporları, makaleleri, Genç Hukukçularla hukuk çalışmaları olan bir hukukçu.

Türkiye Yeşilay Cemiyeti nedir ve ne tür hizmetler veriyor?
Türkiye Yeşilay Cemiyeti 1920’de İngilizlerin İstanbul’u işgal ettiklerinde, direnişi kırmak için, gemilerle limana getirilerek bedava içki dağıtılmasına karşı mücadele için kurulmuş bir dernek. Kurucuları arasında dönemin neredeyse tüm vatansever aydınları var. Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman Uzman, Şeyhülislam İbrahim Haydarizade, Eşref Edip, Bediüzzaman Said Nursi kurucular arasında. Padişah’tan alınan izinle kurulmuş. Kurulduğu dönemde alkole karşı mücadele vermiş, sonrasında da tüm bağımlılık yapan maddelerin kullanımına karşı mücadele vermektedir. Son yıllarda TV ve İnternet bağımlılığını da kapsamına alan bir çalışma ile sigara, alkol, kumar, fuhuş, uyuşturucu gibi bağımlılıklarla mücadele etmektedir.

Faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Yeşilay bu güne kadar okullar başta olmak üzere kamu kurumlarında eğitim faaliyetlerinde bulunmakta, halka açık faaliyetlerle halkın ve özelikle gençlerin madde bağımlılıklarına karşı bilinçlendirilmesine çalışmaktadır. Bu faaliyetler içinde yazılı ve görsel basında basın açıklamaları, röportajlar, tiyatro ve spor faaliyetleri, dergi yayını, bireysel ve kurumsal üyelik çalışmaları yer almaktadır.

Yeşilay yayınlarınız neler? Bu yayınlarda ne tür bilgiler var?
Yeşilay olarak 81 yıllık bir dergimiz var. Süreli yayın olarak aylık çıkmaktadır. Ayrıca madde bağımlılıklarına karşı broşürler ve yazılı-görsel yayınlar yapmaktayız. Çok yararlı bir web sayfamız, sürekli güncel haberler ve raporlarla halkımızı bilgilendirmekte ve bilinçlendirmektedir. (www.yesilay.org.tr ve www.yesilayhaber.com) internet adresini takip edilebilir.

Projelerinizden bahseder misiniz?
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, bu günlerde kurumsal üyeliklere başlayacağız. Sokak ve caddelerde işyerlerini ve kurumları Yeşilay’ın kurumsal üyeleri yapacağız ve binalarının görünen yerlerine plaketler çakacağız. İnsanımız Yeşilay’ı cadde ve sokaklarda, meydanlarda, stad ve spor salonlarında görecek. Bir yandan da yazılı ve görsel basında bağımlılık yapan madde üreticilerinin kötülüklerini ifşa edeceğiz, bilgilendireceğiz. Dolayısıyla halkımız sadece sloganla değil, bilimsel verilerle bilgilendirilecek.

Türkiye’de bağımlılıklar ile ilgili durumu değerlendirir misiniz?
Türkiye, dünyanın en genç nüfusuna sahip ülkelerin başında geliyor. Üstelik hayat standartları da yükseliyor. Uluslar arası zehir tacirlerinin iştahını da kabartıyor. Son günlerde basında da gördüğünüz gibi sigara üreticisi firmalar Türkiye’de yatırımın yollarını arıyorlar. Bu sadece sigara bakımından değil, alkol, fuhuş ve uyuşturucu bakımından da böyledir. Sağ olsun (!) devlet zaten kumarın en büyük teşvikçisi. Bu alanda başka tacire gerek bırakmıyor. Uyuşturucu trafiğinin, alkolizmin önüne geçmekte de başarılı olamayınca devletin vebali kat kat artıyor.

Gerçekten de bu ülkede madde bağımlısı olmak çok kolay, direnebilmek zordur. Sosyal sorumluluk sadedinde misyon üretmesi gereken siyasi partiler, cemaatler ve STK’ların da madde bağımlılığıyla mücadelede ne programları yeterli ne de duyarlılıkları. Durum böyle olunca bildik refleksimiz (!) devrededir sürekli: Yakınmak, şikayet etmek.

Halkın Yeşilay konusundaki bilinci nasıl? Halk bu konuda daha fazla nasıl bilinçli duruma gelebilir?
Halkın Yaşilay konusundaki bilincinde sorun yok. Zira herkes öğrencilik yıllarında Yeşilay’ı mutlaka öğrenmiş veya çalışmalarına katılmıştır. Sorun, öncelikler sorunudur. Son yıllarda Yeşilay eskiden olduğu gibi etkinliklerini artırmaktadır. Halkımızın madde bağımlılığı ile mücadelede bilincinin, duyarlılığın artırılması yönünde çalışmalar devam etmektedir. Sayın Başbakanın sigara yasağına ilişkin duyarlılığı bu mücadelede etkili olmuştur. Aynı duyarlılığı kamu kurumlarının tamamından bekliyoruz. Özellikle belediyelerden, görevlerini yapmalarını, Yeşilay’a yardımcı olmalarını istiyoruz.

Bir başka önemli beklentimiz de, STK’ların ve özellikle “Bizim çocuğumuza bulaşmaz” düşüncesindeki cemaatlerin tehlikenin farkına varmalarını umuyoruz. 11 yaşındaki kız çocuğunun çakmak gazı soluyarak canına kıymasının sorumluluğundan pay alması gerekiyor herkesin. Aksi halde hepimizin geleceği çocuklarımız tehlikede.

Başka kurumlarla ortak çalışmalar yapıyor musunuz? Milli eğitim, emniyet vb.
Özellikle Milli Eğitim, Emniyet, Belediyelerle ve tüm kamu kuruluşları ile STK’larla ortak çalışmalar yapıyoruz. Okullarda tiyatro çalışmalarımız var. Bunları Emniyet ve Milli Eğitimle birlikte yapıyoruz. Geniş Halk kitlelerine ulaşmada Belediyelerle ortak projeler yürütüyoruz. STK’larla çalışıyoruz. Ayrıca ve çok önemli olarak yazılı ve görsel yayın organları ile çalışıyoruz. Radyo ve TV programları, internet üzerinden yayınlar, açıklamalar bunların bazıları.

Son yapılan sigara kampanyasının geri dönüşümleri nasıl? Kampanya amacını ulaşıyor mu sizce?
Sigara kampanyası olarak özellikle “Sigaranı da beni de yakma” kampanyası etkili oldu. Telefon hatlarımız yoğun çalışıyor. Kampanya amacına ulaştı fakat yeterli değil. Yeni projeler ve hazırlıyoruz. İnşallah yakında gösterime geçeceğiz.

Sigara içmeme kampanyaları devam edecek mi?
Yeşilay sadece sigara içmeme kampanyası değil, tüm madde bağımlılıklarıyla mücadele kampanyaları düzenliyor. Ancak basınımız, alkolün modernlik ölçütü olduğunu düşündüğünden, sigara haricindeki çalışmalara az ilgi gösteriyor.

Ebeveynlere neler söylemek istersiniz çocuklarını kötü alışkanlıklardan korumalarını için?
Asıl eğitim programlarının ebeveynlere verilmesi gerekiyor. Gençler madde bağımlılığı konusunda öncelikle nötrdür. Fakat aile içi eğitimin yerini aile içi şiddet veya ilgisizlik aldığında çocukların zehir tacirlerinin eline düşmesi kaçınılmaz oluyor. Bağımlılıkların yeni dönemde en büyük teşvikçisi internet bağımlılığı. Ailelerin TV bağımlılığı, çocukların internet bağımlısı olmalarını tetikleyen en önemli faktör.

Aileler, aile içi eğitime önem vermeli, kendileri için tehlike olarak görmedikleri TV – dizi bağımlılıklarının çocuklar için internet bağımlılığına dönüşebileceğinin farkına varmalıdırlar.

Kaynak: dunyabulteni.net

İLGİLİ HABERLER

  • ANKET
  • HAVA DURUMU

  • YAZARLAR
db query error
Ajanslar